Google




PROFİLİM
ARŞİVİM
ARKADAŞLARIM
E-MAİL GÖNDER


EDEBİYAT ÖĞRETMENİM
İNGİLİZCE
HAVA DURUMU
SON DEPREMLER
TÜRKÇE SÖZLÜK
YAZIM KURALLARI
ATASÖZLERİ SÖZLÜĞÜ
TDK YAZIM KILAVUZU

MERALSA
SİVİST
SESSİZ ÇIĞLIK
KOOOKLE
BİLGİ NEREDE
MASALLARIN MASALI
İBO'NUN YERİ
GÖÇMEN KIZI


• 3.11.2009 - 10 KASIM ORATORYO - 1

Kategori: DAMLALAR

Giriş

 

Erkek anlatıcı

Sene­ler nasıl da geçiyor Ata'm? Seneler nasıl geçi­yor sarı sarı?- Dağlarda çiçekler açıyor, mavi mavi- Ben mavi mavi çiçekleri seviyorum- Ve bütün bu toprağın çocukları Sana hasret çeki­yor Ata'm- Sana hasret çekiyor- Söyle bana mavi gözlü kumandanım- Söyle bana, rahat mısın yerinde?- Eminim ki şimdi- Mavi mavi, sarı sarı çiçekler açmadadır- Ankara'nın beyaz mermerlerinde"

 

Erkek KORO: Atatürk düşüncesidir.

Sonsuza açılan yıllar boyu

Işır sessiz yüzü yarınların,

Güçlü bir umudu kucaklar.

Kız KORO: Bayrak direğine düşer sevincim.

 

Erkek KORO: Anılar saygıya duranda,

 

Kız KORO: Ulaşır yücesine bakışlarım.

Dağlarla, ovalarla bir                            

_____________________DOĞUM  FİLMİ____________________________________

Kız anlatıcı

Bir dağ taşıyorum omuzlarımda ,

Mahşere dek götüreceğim koşaraktan ,

Adı şanlı , yiğit paşam , genç paşam,

Sana ağıt değil destanlar yaraşır .

Ilık rüzgarlar esiyordu

Selanik ovalarında ;

Çiçekler sabaha doğru...

Dağ başka, sokaklar başkaydı;

Gün doğumundan önce.

O gece en güzel yıldızlar kaydı,

Nereden geliyordu bu aydınlık ?

Neydi insanları birden mutlu kılan ?

Bir yeni mevsimdi sanki

Selanik bahçelerinde yayılan

Aylardan Mayıs’tı ;

Yıllardan 1881

Selanik’te Ahmet Subaşı Mahhallesi’nde,

Zübeyde Ana ile, Ali Rıza Baba

Mutlulukların en yücesinde ... ( Adnan Ardağı )

1893 Mustafa Selanik Askeri Rüştüyesinde...

Mustafa adı MUSTAFA KEMAL oldu !

 

Erkek Anlatıcı:

Ardından Manastır Askeri İdadisi

1899 İstanbul Harp okulunda MUSTAFA KEMAL

1902 Harp Akademisi ve 1905’te Kurmay Yüzbaşı olarak orduya katıldı.

İşte bir dev gibi aramızdasın işte!

Bu, gündüz gözlerin öylesine açık

Bu, gündüz gözlerin öylesine görür.

Sen demokrasi, sen özgürlük,

Böyle tanıdık, böyle gördük.

Halk bitkin, halk ümitsiz, bir bela var başımızda

 

Erkek KORO:

Trakya, Makedonya, Balkan kan içinde

Şehirler ardı ardına düşüyor düşman çatalca önlerinde

Şehirler aç yıldırım çarpmış ağaç gibi yerde ölüler

Gözlerine mil çekilmiş köylüler

 

­Erkek anlatıcı

Yıllar, yıllar önceydi... Savaşlar, savaşlar... Ulus yorgun, bitkin, yılgın.

Bir kurtarıcı, bir yıldız adam, bir güneş adam arıyorduk.

Yoksa, bir zaman sınırlarında güneş batma­yan koca yurt yok olacaktı.

 

____________________ÇANAKKALE FİLMİ_____________________________

Kız anlatıcı

Yıl 1915

18 indeyiz martın

Bir dünya çullanmış üzerimize

Topuyla tüfeğiyle

Ne çıkar bundan

Türk olarak doğmuşuz bir kere

İsterse felek

Her türlü cefasını toplasın gelsin

Biziz cefaları serecek yere

Erkek anlatıcı

Ah o yirminci asır yok mu, o mahluk-i asil,

Ne kadar gözdesi mevcut ise hakkiyle sefil,

Kustu Mehmetçiğin aylarca durup karşısına;

Döktü karnındaki esrarı hayasızcasına,

Maske yırtılmasa hala bize affetti o yüz ...

Medeniyet denilen kahbe, hakikat yüzsüz.

Sonra mel’undaki tahribe müvekkel esbab,

Öyle müthiş ki: Eder her biri bir mülkü harab.

Öteden saikalar parçalıyor afakı;

Beriden zelzeleler kaldırıyor a’makı;

Bomba şimşekleri beyninden inip her siperin;

Sönüyor göğsünün üstünde o aslan neferin.

Yerin altında cehennem gibi binlerce lağam,

Atılan her lağımın yaktığı: Yüzlerce adam.

Ölüm indirmede gökler, ölü püskürtme de yer

O ne müthiş tipidir: Savrulur enkaaz-ı beşer...

Kafa, göz, gövde, bacak, kol, çene, parmak, el, ayak,

Boşanır sırtlara, vadilere, sağnak sağnak.

Saçıyor zırha bürünmüş de namerd eller,

Yıldırım yaylımı tufanlar, alevden seller.

 

Kız anlatıcı

 Çanakkale'de sisler ardında bir güneş doğ­muş, düşmanı Boğaz'ın yiğit sularına gömmüş

Adı Mustafa Kemal'di, yavaş yavaş herkes O'nu tanıyor; ondan bir şeyler umuyordu.

 

Bu arada Türk'ün elinde kalan son vatan toprakları da parça parça işgal ediliyordu.

Saraydan yıllardır ümit yoktu. Keyfinde, çıkarındaydı beyler, paşalar. Zaten bu yiğit halkı hiç tanımamışlardı ki...

O zaman ulus, O'na yöneldi.

 

Erkek KORO: Kemal Paşa / Yenilmez yiğit / şanlı komutan / Savaşa gider gibi yetiş bize / Yetiş bize çöllerde bile olsan / inanç doldur / Güç dol­dur içimize.

Kız KORO

30 ekim 1918 ordular geri dönecek MONDROS ve artık bütün ümitlere paydos

Kız anlatıcı

Kötü bir gün geldi

Susuverdi mehter

Susuverdi davullar

Bozuluverdi dirlik düzenlik

Gölgemde serinleyen Milletler

Dayadı vatanın bağrına hançer

Ve ağlıyor kader

Erkek anlatıcı

(solo)Madde 1  (koro)Çanakkale ve İstanbul boğazları açılacak Karadeniz’e  serbest geçiş sağlanacak

(solo)Madde 3 (koro)Sınırların korunması ve iç güvenliğin sağlanması için gerekli görülecek  askeri kuvvetten başkası hemen terhis edilecek

(solo)Madde  7 (koro)Müttefikler güvenliklerini tehdit edecek durum olduğunda herhangi bir  stratejik noktayı  işgal hakkına sahip olacaktır

 

Kız anlatıcı

15 Mayıs 1919... İzmir düşman elinde... Ve Hasan Tahsin, yiğit gazeteci Hasan Tahsin, Türk'ün namusunu savunan ilk kurşunu atıyor.

Artık duramazdı Mustafa Kemal... Görev zamanıydı. Önce dış, sonra iç düşman içimiz-den sökülüp atılıncaya kadar, görev başınday­dı.

16 Mayıs sabahı Samsun'a doğru yola çıkan Bandırma Vapuru bir başka gururluydu. Ulusun kaderiydi yükü...

 

_______________________SAMSUN’A ÇIKIŞ FİLMİ_____________________

Erkek KORO:

Ben, Bandırma Vapuru,

Mustafa Kemalim güvertede,

Deniz yorgun duruyor.

 

 Kız KORO:

Samsun önlerindeyiz

Dalgaların üstünde alı al, moru mor bir gü­neş doğar.

Hiçbir zaman bu kadar ağarmadı bu deniz.

Ortalık aydınlık içinde, gümüş dere durmaz akar.

Karanlık günleri geride bıraktık.

 

 Erkek KORO:

 On dokuz Mayıs / Mayısın on do­kuzu.

 

 Kız KORO:

 Hiçbir kuvvet / Bükemez artık kolumuzu.


 

 

Erkek Anlatıcı

Sisli ufuklara dalan mavi gözler, yurdun geleceğini düşünüyordu. Uzun ve yorucu, ama şanla, şerefle dolu çetin bir yolda ilk adımını atıyordu, ilk adam, vatan adam.

ilk adam mavi gözlerle baktı toprağa, Topra­ğın haritasını çizdi bayrağa.

Artık dünya egemenliği gibi bir ham hayal peşinde, Türk'ün gücü tüketilmeyecekti. Musta­fa Kemal, "Misak-ı Millî" ile son ve sonsuz Türk yurdunun sınırlarım çiziyordu.

Bir kere bir öndere inanmaya görsün bu halk, kendinden yana olana bağlanmaya gör­sün. Canım verir uğruna, seve seve kılı kıpırda­madan.

Fakir Anadolu'nun tozlu yollarında zengin yürekli Anadolu'lunun kanı canı, ekmeği, cepheye taşınıyordu. Yurdun damarlarında taze bir kurtuluş kanı dolaşıyordu artık.

 

 Erkek KORO:

Sağ olasın, var olasın Gazi Paşa 

Gelişinle içimizi bir sevinçtir aldı

Gayrı veda ettik yasa.

 

 

Kız  KORO:

 Ağarttın güneş gibi yurdumuzu Ve geçtin Erzurum'a, Sivas'a

 Erkek KORO:

 Sağ olasın, var olasın Gazi Paşa!

 

Kız Anlatıcı:

Asker yazıldık yediden yetmişe dek - Kimseye sorulmadı yaşı.

Takıldık peşine genç, ihtiyar, kadın, erkek.

 

Kız  KORO:

Ve başladı Kurtuluş Savaşı.

Sen Mustafa Kemal-Gür sesinle haykırıyorsun:

 

 Erkek KORO:

Ya istiklal  Ya ölüm!

Erzurum, Sivas, Ankara... Ankara'nın burcunda bir bayrak.

      

Erkek anlatıcı

 Vatanım tümü milletin hayatı tehlikededir

Kız anlatıcı

Ülkemizin istekleri milletin kararına bağlıdır

Erkek anlatıcı

Tok adam olup dikilmek duyurmak milletin sesini

Kız  anlatıcı

İki yer var iki ihtimal ya ölüm ya istiklal

 

 Erkek KORO:

Dağ, taş, selam durmuş Ata'ma-Yollara düş­müş Anadolu'm.

 

Erkek anlatıcı

Amasyalı Celal oğlu Mıstık

Bilecikli kadayıfçı oğlu Emin

Kırşehirli Mehmet oğlu Samet

Mehmet edip bey kızı Halide Edip

Ardahanlı emin oğlu Rüstem

Erzurumlu İbrahim bey oğlu Yavuz

70. Alay komutanı Kahraman Halil bey Kızı 12 yasındaki Nezahat hanım

 

 

 

 

Kız  KORO:

Yollarda kağnılar geçiyor dostlar

 

Erkek anlatıcı

Çatma,kurban olayım,çehreni ey nazlı hilâl!

Kahraman ırkıma bir gül! Ne bu şiddet, bu celâl?

Sana olmaz dökülen kanlarımız sonra helâl...

Hakkıdır,Hakk’a tapan, milletimin istiklâl!

 

Erkek KORO:

Ve İnönü’de, Sakarya'da-Yaman oldu he­sabın ödenmesi-Bir savaş ki benzeri görülme­miş dünyada.

 

Erkek anlatıcı

Yanında duranları gölgede bırakarak

Bir vücut parıldıyor: keskin, ipince, kıvrak

Belli resimde bile: saçı ipek, bakışı çelik

Gerilmiş göğüs, geniş bir şeye siper gibi

Elinde duran kamçı dinini döver gibi

 

Kız  KORO:

Bir savaş ki yangınlarla alev alev-Ağardı va­tanın dört yanı

 

Kız anlatıcı

Gece vakti

Karınca gibi yıldız üşmüş gökyüzüne

Çiğ inmişte az öncesi

Ufacık tefecikte çiğ inmiş

Uzanmış yatmış çiğ üstüne Mustafa’m

Samur kalpak başında

Sırtında bir asker kaputu

Tiril tiril incecikten

Top arabaları geçer uykusunda

Mehmetler Mustafalar bir ordu

Elleri bayrak, elleri süngü, ellerli tüfek

Süvariler geçer yalın kılıç

Şimşekler çakar gözlerinden

 

Erkek anlatıcı

En güzeli, en yiğidi, en canlısı

Bir milleti kurtaran adam

Ağır ağır Kocatepeye çıkıyor

Bu resim çok güzel, insanı alıp götürüyor

Başında kalpağı, parmaklarında cıgarası

 Kız anlatıcı

İzmir’e girişini Mustafa Kemali’n

Bir kahve duvarındaki resimde gördüm

Bir ılık güz öğlesinde

Şanlı haki urbası üstünde

Koymuştu kılıcını içine kınının

Yürüyordu arasında sevgili halkının

Ayağında Anadolu’dan getirdiği TOZ

Bir inanç gözlerinde tükenmez

Alabildiğine insan kalabalığı

Bir aydınlık geleceğe bakıyordu

Işıktı sevinçti türküydü

Görseydiniz o resimde Mustafa Kemal’i

Erkek anlatıcı

Dudaklarında bir milletin kaderi

 Erkek KORO:

“Ordular ilk hedefiniz Akdeniz’dir…ileri”

Erkek Anlatıcı:

Nehirler uykusundan habersiz

Ovalar vahşi rüzgarlara gerindi

Kız  KORO:

Bir savaş ki baş geri etti düşmanı.

Erkek KORO:

Dış düşman yenilmişti.

Kız anlatıcı

İstiklal

Erkek anlatıcı

İstiklal

Kız  KORO

İstiklal

Erkek KORO:

İstiklal

Erkek-Kız  KORO

İstiklal

 

Erkek anlatıcı

Ama yüzyıllardır yaşamı gölgeleyen gerilik, bilgisizlik, yobazlık da yenilmeliydi. Çünkü bizi bu hale getiren asıl düşman oydu.

Kız anlatıcı

İlk adam, tek adam, dünyada benzeri olma­yan Türk devrimini gerçekleştirecekti.

Erkek anlatıcı

29 Ekim 1923.., Yurtta şenlik, düğün, işte en büyük Devrim: Türkiye Cumhuriyeti, geleceğin ufkunda yeni bir güneş gibi doğuyor, yükseliyor. Ve ardından birbirini  izleyen, birbirini aşan yüce devrimler...

Kız  anlatıcı

Artık her 29 Ekim'de bayram yapıyorduk. O, güneş gibi bizi izlerken, biz O'nu yüreğimizden kopan marşlarla selamlıyorduk:

Erkek  KORO

Yılmaz, çelik ordularla biz/Yıldırımlar saçan bir cihanız

Millet yolunda vatan için/Ateşe saldıran kah­ramanız.

 Erkek  Anlatıcı

Bize yan bakan/Nice bin düşman

Kahroldu/Kahreder bu sarp kuv­vet.

Yasasın bu şan/Yasasın vatan

Kız  KORO

Dünyada ölmez bu cumhuriyet

Arslan gibi fertlerle biz/Garba ibret saçan bir cihanız.

Cumhuriyet yasasın diye/Zulmete nur saçan bir şahabız.

Benliğimize biz hakimiz/Sultan da hakan da hep bizleriz.

Güneş gibi parladı bahtımız.

 

Erkek  Anlatıcı

 Çalışan da/Kazanan da/Hep biz­leriz.

Yaratan bize saadeti/Kurtar bu mille­ti.

 

Erkek-Kız  KORO

 Yaşasın Cumhuriyet

 

 

 

Erkek anlatıcı

1 Mart 1924 halifelik kaldırıldı,öğretim birleştirildi.

Kız anlatıcı

20 Nisan 1924 Teşkilat-ı Esasiye kabul edildi.

 Erkek anlatıcı

17 Şubat 1925 Aşar vergisi kaldırıldı.

Kız anlatıcı

25 Kasım 1925 şapka kanunu Mecliste kabul edildi.

Erkek anlatıcı

30 Kasım 1925 Tekkeler kapatıldı.

Kız anlatıcı

25 Aralık 1925 uluslar arası takvim ve saat kabul edildi.

Erkek anlatıcı

17 Şubat 1926 Türk medeni kanunu kabul edildi.

Kız anlatıcı

9 Ağustos 1928 Türk harfleri kabul edildi.

Erkek  KORO

Yasa milletinle başbaşa.

Kız  KORO

Türk'ün gözbebeği Gazi Paşa.

 

Erkek anlatıcı

Bugün   yaşıyorsam   güler yüzle   emin,/ Tertemiz gökler altında/Dağlarım, denizlerimle dost.

Toprağımda dolaşıyorsam/Ümitli, memnun ve rahat.

Gecem, gündüzüm hürse,

Damarlarımda kanım/Tenler içinde canım korkusuz yürürse.

Ekmeğim, suyum tatlı-Toprağım da, türküm de bereketli.

Rüzgarlarım alabildiğine hürriyetli ise, Bacamda tütünüm tütüyor Ölülerim huzur içinde yatıyor Ağacım dal yürüyor, boy atıyorsa, Görüyor, biliyor, inanıyorsam Dün yokken, bugün varsam,

 

Kız  KORO

 Sendendir,

Erkek  KORO

Sendendir Atatürk.

 

 

Kız anlatıcı

M. Kemal onuncu yıl marşı’nı güftesi ve bestesi ile her zaman aklında tutmuştu.Bayram yakını, otomobilini durduruyor. “Onuncu yıl marsı’nı öğrendiniz mi?”diye okuldaki oğlunun ödevini yoklayan baba gibi soruyordu.”Sesim söylememe el verişli değil” diyenlere sözlerini yineletiyor,şaşırırlarsa hemen düzeltiyordu.Hele “On yılda on beş milyon genç yarattık her yaştan” dizelerini pek beğendiğini belli ediyordu.

Kız  KORO

Öğrenci,asker,esnaf  ona dönüp başını:

Söylüyor bir oğuzdan onuncu yıl marsını

Çıktık acık alınla on yılda her savaştan

On yılda on beş milyon genç yarattık her yastan.

(MARŞTAN SONRA)

 

Erkek anlatıcı

Bir özlem çizgisinde her düşünce uludur, Bu yol insanlık yolu, Atatürk'ün yoludur, "Yurtta sulh, cihanda sulh" ilkesiyle doludur, Sevgide yeryüzüdür, güçte Anadolu'dur. Uzanıyor çağlara destanlaşan yüce Türk, Yaşama sevindiniz büyük önder Atatürk. Yüzyılın çağrısı bu: Tatlı, düş kutsal emek, Dimdik adımlardayız: Yolumuz sonsuza dek Duygumuz, sevgimiz bir, ülkümüz, andımız tek:

Yaşamak Atatürk'ü, Atatürk'ü söylemek.

 

Kız  anlatıcı

Bir kasım sarılığı sarmış yurdu. Herkeste bir telaş, bir üzüntü. Rüzgarlar şaşkın esiyor, göz­lerde yağmur gibi yaşlar.

10 Kasım 1938...-O sabah gök karardı bir­denbire-. Kuşlar kanat çırptı. Yaprakları döküldü ağaçların.

O ki ölmez olandı.

 Erkek  KORO

  Mustafa Kemal'di adı

 Kız  KORO

Son kere, çaldı kapısını ölüm Başı düştü yastığa ve kalkamadı.

Erkek  KORO

 Yıl 1938

Kız  Anlatıcı

Kasım On

Ve O Kocatepe'de

Bir çadırdan bir çadıra geçer gibi,

Rahat ve cesur öldü.

Erkek Anlatıcı

Dünyada bir suskunluk: "Dünya artık eskisi kadar ilgi çekici olmayacak; çünkü Türk'ün Ata'sı toprakta" diyorlar.

 

 

 

Kız  Anlatıcı

“Atatürk’ün kendi eliyle çizdiği yeni Türkiye’nin dış siyaseti, bu memleketi batılı uluslar topluluğuna katmış ve eski düşmanlarını kendisine dost yapmıştır.”

İngiliz-Times Gazetesi

Erkek Anlatıcı

“Hiçbir kimse bu muzaffer general,bu yılmaz inkılapçı,bu insan kahraman,bu çok popüler adam kadar halkın kalbine yakın olmamıştır”

Fransa,Pekit Prasien Gazetesi

 

 Kız  Anlatıcı

“Türkler Atatürk’ü olağan üstü bir tutkunlukla seviyorlar”

                       Mıısr, El Belag Gazetesi

Erkek Anlatıcı

            “Atatürk’ün ölümü yalnız Türk Ulusu için değil, O’nun benzerlerine muhtaç olan çoğu uluslar için de en büyük kayıptır.

                                                                                              Suriye Gazetesi

Kız  KORO

Ama Mustafa Kemal toprak değil ki.

Erkek KORO

 Mustafa Kemal toprak değil ki.

Mustafa Kemal vatan, Mustafa Kemal bay­rak, ama

Mustafa Kemal toprak değil ki Ölüm, yeni bir canlanıştır. Yeni bir hayat

 Kız  KORO

Ölmedi,

Erkek KORO

 Ölmez. Bir ulu, yeşil ağaçtır Yaprağı dökülmez

 

_________________ÖLÜMÜNÜ ANLATAN FİLM__________________________

Kız  KORO

Kırılmaz, parçalanmaz, bükülmez

Ölüm, maddeyi terkedip anılarda yaşamak­tır.

Erkek KORO

Mustafa Kemal ölmedi.

 Kız  KORO

Ölmedi.

Ölmedin Ata'm, her an içimizde bitmeyen saygı, sonsuz muhabbetsin.

 Kız  KORO

Andederiz ki, eserin ölmeyecek,

 

Erkek Anlatıcı 

Andederiz ki sen, sonsuza dek yaşayacaksın

 

Erkek  KORO

Yaşayacaksın

Kız  KORO

Yaşayacaksın

 

Erkek-Kız KORO

Yaşayacaksın ATAM

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu
Yorum yaz! :: Arkadaşa gönder!








Türkçe - İngilizce Sözlük
Kelime: