ATATÜRK'ÜN KARŞILAŞTIĞI GÜÇLÜKLER

         Atatürk, yaşamı boyunca çeşitli güçlüklerle karşılaşmıştır. Bu güçlükler özel ha­yatından ziyade, vatanına ve milletine ait sorunlarla ilgiliydi. Ama o, mücadele az­mi ve üstün zekâsıyla bu güçlükleri yenmeyi bilmiş, katıldığı bütün mücadelelerde başarılı olmuştur. Çünkü o, milletinin gücüne güveniyor ve üstün zekâsı ile bu gü­cü harekete geçirerek plânladığı hedeflere varabiliyordu
         Mustafa Kemal, ilk askerî sınavını Trablusgarp Savaşı'nda verdi. Deme ve Tob-ruk'ta emrinde bulunan az sayıdaki kuvvetle güçlü ve modem İtalyan ordusuna kar­şı direndi . Birinci Dünya Savaşı'nda ise çeşitli cephelerde savaştı. Çanakkale'de üstün düşman kuvvetlerine karşı kazanılan zaferde onun rolü büyük­tür. Bu savaşın kritik bir evresinde "Size ben taarruz emretmiyorum, ölmeyi em­rediyorum. Biz ölünceye kadar geçecek zaman içinde yerimize başka kuvvetler ve komutanlar gelebilir." diyerek zaferin kazanılmasını sağlamıştır.

        Mustafa Kemal, Kurtuluş Savaşı'nı başlatırken bütün olumsuzluklara rağmen umutsuzluğa düşmedi. Türkiye Büyük Millet Meclisi, gaz lâmbasıyla aydınlatıldı­ğı, cepheye kadınların omuzlarında mermi taşıdığı, ordunun ihtiyacı için her evden çift çorap istendiği hatırlanırsa. Kurtuluş Savaşı'nda karşılaşılan güçlükler daha iyi anlaşılır. Atatürk bütün bu güçlükleri aşarak topraklan işgal edilmiş, şehirleri ve köyleri yakılıp yıkılmış bir ülkeyi modem bir devlete dönüştürdü. Milletimize çağ-daşlaşma yolunu açtı. Yerinde ve zamanında aldığı kararlarla bütün zorluklan aştı.

         Atatürk, tasarladığı inkılâp projelerini Kurtuluş Savaşı yıllarında vicdanında bir sır gibi sakladı. O, projelerini evre evre ve elverişli şartlar oluşunca uygulamaya koydu. Karşılaştığı güçlükler onu asla yıldırmadı. Milletinden aldığı güçle bütün zorluklan yendi ve başarıya ulaştı.

VEYA ŞU ŞEKİLDE DE ANLATILABİLİR

•7 yaşındayken babasını kaybetti ve yetim kaldı.Yalnız ve içine kapanık biri olarak yaşamaya,oradan oraya sürüklenmeye başladı.

•8 yaşında okuldan alındı ve köyde yaşadı.Zamanını tarlalarda kargaları kovalayarak geçirdi.

•10 yaşında,yüzü kanlar içinde kalacak şekilde okulun yeni hocasından dayak yedi.Ailesi onu okuldan aldı.Korku ve sinirden 3 gün evinden çıkamadı.

•17 yaşında yaşında,hayalindeki okulun istediği bölümü için gerekli not ortalamasını tutturamadı.

•24 yaşında tutuklandı,günlerce sorguya çekildi.2 ay tek başına bir hücrede hapis yattı.

•25 yaşında sürgüne gönderildi.

•27 yaşında,kendisinden bir yaş büyük meslektaşı kendisinin de üyesi bulunduğu derneğin çalışmaları ile kahraman ilan edilirken,kendisi hiç önemsenmiyordu.Doğduğu şehrin merkezinde rakibi törenlerle karşılanırken,o kalabalık arasında yalnız başına olanları izliyordu.

•30 yaşında kendisi başka şehirleri düşman elinden kurtarmaya çalışırken, doğduğu şehir düşman eline geçti.

•30 yaşında,amiri onu kendisinden uzaklaştırmak için,başka göreve atanmasını sağladı.Yeni görevinde fiilen işsiz bırakıldı.Aylarca boş kaldı.

•37 yaşında böbrek hastalığından Viyana’da 2 ay yalnız ve hasta yattı.

•37 yaşında,komutan olarak yeni atandığı ordu dağıtıldı.

•38 yaşında,savunma bakanı tarafından görevinden alındı.

•38 yaşında,bir toplantıda giyebileceği bir tek sivil elbisesi bile yoktu.Ve başkasından bir redingot ödünç aldı.Ayrıca cebinde sadece 80 lirası vardı.

•38 yaşında kendisi için tutuklama kararı çıkartıldı.

•38 yaşında,en yakın beş arkadaşından üçü,onun kongre temsil heyetine üye olmaması için oy kullandı.

•39 yaşında idam cezasına çarptırıldı.

•42 yaşında Türkiye Cumhuriyeti cumhurbaşkanı oldu.

Yorum Yaz