ÇANAKKALE GEÇİLMEZ!.. Görünce koyları,siperli beli, Yakar bağrımızı bir hüzün seli, Türk’ün zaferini gördü göreli; Gelibolu bir ruh;öyle geçilmez, Rüzgar diyor:Çanakkale geçilmez!.. Sırt sırta şu tabyada yatan var, Vatan damarına kan akıtan var, Coşan bayrağımla nabzı atan var, Can verilen topraktan vazgeçilmez; Mazi diyor:Çanakkale geçilmez!.. Sanki düşman değil,cihan yürüdü, Yeri göğü ateş duman bürüdü, Mahşeri silah mı iman kürüdü; Adım başı şehit,toprak seçilmez, Gazi diyor:Çanakkale geçilmez!.. Yürüyorken süngüsünü takıp da, Can verene melek edermiş gıpta, Tekrar ölmek ister şehit kalkıp da; Nasıl böyle tastan ecel içilmez, Andımız var:Çanakkale geçilmez!.. Millet yurtsuz,bayrak öksüz olur mu? Ocak ıssız,vatan göksüz olur mu? Bugün bizsiz,yarın köksüz olur mu? Sizin ardınızdan giden küçülmez; Sözümüz var:Çanakkale geçilmez!.. Yurdumuz burası,dünümüz vardır, Milletiz, destanla ünümüz vardır, Güneşe erecek günümüz vardır, Mevsimlik konmadık burdan göçülmez; Arzımızdır:Çanakkale geçilmez!.. Sönmeyecek Türkiye’mde ocaklar, Gönderinden inmeyecek sancaklar, Hatıranı bütün millet kucaklar; Şehitlere kefen bezi biçilmez, Yurdumuzdur: Çanakkale geçilmez!.. Osman ARSLAN
ÇANAKKALE MAHŞERİ
Çanakkale mahşerinde can pazarı kurulmuş,
Toprağı, şehitlerin kanlarıyla yoğrulmuş.
İman en büyük silah,vatan en sevgili yar,
Bağrına taş bassın beklemesin analar.
Eller duaya kalkmış şu son Cuma namazı,
Onlar vatandan razı, vatan onlardan razı.
En fedakâr, en cesur, en büyük asker bizim,
Sevinsin Türk evladı; çünkü bu zafer bizim.
Düşmanın hayalleri, gömüldü karasuya,
Hangi millet galip gelir bu şanlı orduya.
Anlasın bütün cihan, Çanakkale geçilmez!
Şühedanın kanına asla değer biçilmez!..
Coşkun ARSLAN
ÇANAKKALE
Çanakkale;
Cana can,
Kana kan,
Çanakkale;
Göze göz,
Dişe diş,
Mücadele örneğidir.
Çanakkale;
İmanın destanlaşması,
Mehmetçiğin aslanlaşması,
Türk milletinin,
Genciyle ihtiyarıyla,
Kadınıyla erkeği ile
Aslanlar gibi vuruşmasıdır.
Çanakkale,
Bayrağın gönderine tekrar çekilmesi,
Kanın yerde kalmaması,
Türk’ün Türk olarak kalmasıdır.
Kamil GÜLER
ŞEHİT ANASI'NA
Ey kutsal analar şehit doğuran
Vatana can veren yiğit doğuran
Göğsünde gül açan cömert doğuran
Selam olsun sana ağlama anam
Her taşın üstünde bin çiçek açar
Hilalin altında bin aslan yatar
Ulu batlı hasan sancağın diker
Alparslanlar doğdu ağlama anam
Akranı diskoda göbek atarken
Serseri sokakta beyaz satarken
Vatan millet deyip hava atarken
O hakka yürüdü ağlama anam
Ne kadar övünsen hakkındır anam
Mehmetler zafere yakındır anam
Fatihler yavuzlar oğlundur anam
Bu vatan onların ağlama anam
Cesurca aldılar sineye narı
Hilalin uğruna verdiler canı
Kınalı kuzular buldular yarı
Ruhları şad oldu ağlama anam
Arap KURT
ŞEHİTLER ÖLMEZ...
Senin için derdim al beyaz gülü
Üzerine serdim al beyaz tülü
Gözyaşıyla kardım al beyaz hüznü
Selam sana şehit gözümün nuru
Fatiha okunur yanı başında
Çiçekler açıyor mezar taşında
Üstünde leylaklar gözyaşında
Selam sana şehit ruhun şad olsun
Geçtiğin yollarda taşın olaydım
Düştüğün kollarda başın olaydım
Gözlerinden akan yaşın olaydım
Selam sana şehit gözümün nuru
KURTOĞLU unutma şehit düşeni
Can pazarında can verip pişeni
Gözünü kırpmadan serden geçeni
Selam sana şehit şehitler ölmez
Arap KURT
BURASI ÇANAKKALE
Adına türküler denildi Çanakkale,
Uğruna şehitler verildi Çanakkale,
Ruhuna bedenler serildi Çanakkale,
Senin için tarihler yazıldı Çanakkale.
Kaldırdı kalkmayan mermiyi yerinden,
Salladı düşmana vurdu can evinden,
Güldü bir an “tamam” dedi içinden,
Bir “oh!” çekti Seyit Çavuş derinden.
Üstlerine yürüdük uçuyoruz sandılar,
Şehit olduğumuzda yaşıyoruz sandılar,
İşte bu yüzden bizi senelerce andılar,
En büyük emelimdi o savaşı görmek.
Yahya Çavuş’un erleri düşmana saldırdılar,
Binlerce düşmanı düşmana daldırdılar,
“Çanakkale vatandır,
Vermeyiz” diye haykırdılar,
Nice canlar sana feda olsun Çanakkale.
Merve ÖZDEMİR
Alaca Denizhan İlköğretim Okulu Öğrencisi
ŞEHİDE MERSİYE
-Şehit Yüksel Ulak’a-
Ekimin yirmi biri, sene doksan üç
Bir Mehmetçik şehit düşmüş vatana,
Aynı gün içinde haberi gelmiş.
Tekbir sesleri ulaşmış her yana,
Köyü Sarıkaya* ismi Yüksel’miş…
Ekimin yirmi biri, sene doksan üç;
Bu kara haberi öğrenen ana,
Köyün etrafını ağlar dolanır;
Sanki dert elinden gelip tufana,
Dünyanın başına dağlar dolanır…
Ekimin yirmi biri, sene doksan üç,
Geleceğe hep umutla bakardı,
Onun da bir yâri, sevdiği vardı.
Sonunda makamı taa arşa erdi,
Nurlar yağdı mezarının üstüne…
Ekimin yirmi biri, sene doksan üç,
Bizde yaşayacak hatırası destan destan,
Karanlıktan aydınlığa sizinle çıkar vatan!
Sizsiniz bu imanla bizi ayakta tutan.
Ve sizin sevginizle kenetlendik el ele;
Ey yüce şehit; nur içinde yat,
Güle güle.
Güle güle!
Halil GÜLŞEN
çok beğendim