KEŞKESİZ BİR HAYAT

Hayat yürünmesi gereken bir yol sadece. Bazen uzun bazen kısacık. Her bir zorlukla başa çıkabildiğimizde bizi daha da güçlendiren… Geri dönüşü olmayan… 

 Zannetmeyesiniz ki zorluklar sadece sizin karşısına çıkıyor. Yaşadığınız zorluklara biraz yakından bakın. Güçlü ve zayıf yönlerinizi iyi tahlil edin. Kendinize karşı dürüst davranıyorsanız, siz de göreceksiniz ki başınıza gelenler zayıf olduğunuz tarafınızla ilgilidir. Mesajı doğru okursanız bu yönde kendinizi güçlendirmeniz gerektiği sonucuna varırsınız. Eğer okuyamazsınız isyan edersiniz, neden bunun sadece sizin başınıza geldiğini düşünür durur, hem sinirlerinizi yıpratır hem de zamanınızı boşa harcar durursunuz. 

Bir yolda yürürken geri dönüp aynı yolu, yine aynı “siz” olarak bir daha yürüyemezsiniz. Yol bir saniye önceki yol değildir artık. Toprak bir yol ise siz üzerine basınca toprak yer değiştirmiştir, çimenlik ise çimenler ezilmiştir yada siz bir saniye önce oradan geçen siz değilsinizdir artık. O bir saniyede en azından bir tek şey olsun değişmiştir. Belki bir dağ, bir araba, bir çiçek, bir çocuk yada bir çakıl parçası görmüşsünüzdür ve siz fark etmediğinizi zannetseniz bile, bilinçaltınız fark etmiştir bunu. Küçücük bir anda bile bu kadar çok şey değişirken, sizi derinden üzen bir olayda sizde yada bu olayı yaşadığınız insan yada insanlarda hiçbir değişiklik olmamış mıdır sizce?

 Gelelim “keşke”ye… Hata insanoğluna has bir davranıştır ve hata yapmak bir lükstür. Bile bile yapılan yanlış davranışa ise hata değil “suç” denir bildiğiniz gibi. Siz hiç hayvanların hata yaptıklarına tanık oldunuz mu? Tamamen içgüdülerine göre, karınlarını doyurur, annelik yaparlar, zamanı gelince yavrularını terk ederler.  Ve ömürleri boyunca belki sadece bir defa hata yaparlar ve onda da ölürler. Demek ki “hata” yapmak insana özgü bir davranış ve bir lükstür. Neden mi lüks?

 Yaptığı hata insanda varsa “vicdan”ı harekete geçirir. Yaptığı şey ya kendisine yada sevdiği birilerine acı çektirmiştir. Ve bu ağırlık onu yer bitirir. İşte tam da bu noktada “keşke” der. “Keşke şu davranışı yapmasaydım.” Şimdi söyleyin bakalım. Buradaki “keşke”nin anlamı nedir? Okunması gereken bir mesaj, öğrenilmesi gereken bir ders vardır burada. Sadece bunu çıkarıp, bundan sonra aynı hatayı yapmamak… Oysa bunun yerine o, saatlerce, günlerce, aylarca ve bazen yıllarca kendini yer bitirir. Bu tür küçük olaylarda yapılması gereken sadece çıkarılması gereken dersi çıkarıp, davranışlarımızı değiştirmekten başka bir şey değildir. Peki daha büyük olaylarda ne yapacağız? Değiştiremeyeceğimiz durumlarda nasıl davranacağız?

Zayıflık, "Keşke" Demektir 

Yaşadığımız hiçbir şey tesadüf değildir. Problemlerle dolu bir evliliğin içinde küçük bir çocuk olarak mı yaşadınız? “Keşke” mutlu bir ailenin çocuğu olarak yaşasaydım demenin bir anlamı olmadığı gibi, belki de böyle mutsuz bir ortamda yaşamak sizin kendi kuracağınız ailenin kıymetini bilmenizi sağlayacaktır. Yıllardır çok istediğiniz halde bir işe giremediniz ve evde oturup çocuğunuza bakmak zorunda mı kaldınız? Belki de siz çalışıyor olsaydınız çocuğunuzun yaşadığı sorunları bu kadar yakından göremeyecektiniz. Bunlar benim yaşadıklarım aslında, belki siz küçük yaşta anne yada babanızı kaybettiniz. İstemediğiniz halde çalışmak zorundasınız v.s. Bu örnekler çoğaltılabilir.

 Astımlı bir çocuğunuz mu var? Belki zehirli gazla dolu bir odada kalacak ve bu sayede ölmeyecek. Kim bilebilir? Kötü bir evlilik mi yaşıyorsunuz? Belki bu evlilikten doğacak çocuklar bu ülkeye yada insanlığa faydası dokunacak insanlar olacak. Bu örnekler aşırı uç gözükebilir belki. Ama kimse olmayacağını da iddia edemez öyle değil mi?

 Tercih edemediğimiz durumlar dışındaki davranışlarda tamamen sahip olduğumuz aklımızla karar veririz. Duygularımız ve düşüncelerimiz de boşuna verilmemiştir bize. Herhangi bir davranışı insan özgür iradesiyle yerine getirir. Siz karar verme yetkisini bir başkasının eline vermediğiniz sürece ne yapacağınıza karar vermesi gereken sadece sizsiniz. Yok eğer başka birine bıraktıysanız da karar yetkisini, yine sonuçlarına katlanmak zorundasınız. Birilerinin fikrine ihtiyaç duyabilirsiniz zaman zaman. Aynı sorun başka bir cepheden nasıl görünüyor anlamak isteyebilirsiniz. Bu da sizin zayıf olduğunuz anlamına gelmez. Güçlü olup olmadığınız; karar verip uyguladıktan ve sonuçlar ortaya çıktıktan sonra durumu nasıl değerlendirdiğinize bağlıdır. Zayıflık ne hata yapmak, ne de içinden çıkamadığınız durumlarda güvendiğiniz insanlardan yardım almaktır. Zayıflık yaptığınız davranışın arkasında duramamak ve “KEŞKE” demektir.

 “Keşkesiz bir hayat” yaşamak hatasız bir hayat yaşamak değildir.

 

 

 

Yorum Yaz
Arkadaşların Burada !
Arkadaşların Burada !