KİMYASAL VE BİYOLOJİK SİLAHLAR

Kimyasal Silahlar


 

Düşmanın savaş yeteneğini azaltmak amacıyla kullanılan, kimyasal toksik maddelerdir.

Kullanılış amaçları:
Çok fazla insana gaz vererek öldürmek, savaş yeteneği ve moralini kırmak.
Bitkisel ve hayvansal besin stoklarını kontrol ederek kullanılmaz hale getirmek.
Hem asker hem de sivilleri koruyucu giysi ve araç kullanmak zorunda bırakarak hareket kabiliyetini azaltmak ve askeri birlikleri istenen yöne sevk etmek.
 
KİMYASAL GAZLARIN ÖZELLİKLERİ
Bu silahlar katı, sıvı, gaz, buhar veya aeresol olarak bulunabilirler.

GAZ ................... Fosgen
BUHAR .............. Hardal gazı
                          Tabun
                          Soman
AERESOL ......... Difenilarsinklorür
                        Difenilarsinsiyanür

Top, füze ve roket mermileri ile kullanılır.

Ortamdaki kalıcılıkları, etki süreleri ve verdikleri zarar; fiziksel özellikleri yanısıra rüzgar, ısı, yağış, havanın nem oranı, bitki örtüsü ve fırlatma şekli ile ilgili olarak değişir.
Normal şartlarda ortamda kalış süreleri :

İPERİT ......................... 12 - 24 saat,
SARİN ......................... 1 - 2 saat,
SİYANHİDRİK ASİT .... 5 - 10 dakika vb.

Bir kısmı suya dayanıklıdır. Suda çözünerek büyük kitlelere ulaşabilir ( Sarin ).
Suların korunması ve kontaminasyon(bulaşma) olmadığından emin olmadan kullanılmaması gerekir.
Yağmur damlalarını da kontamine etmeleri mümkündür. Yağmur suyu birikintileri içinde bulunan etkene karşı penetran(geçirgen) olmayan ayakkabılar kullanılmalıdır.
Kimyasal silahlar havadan ağır olmaları nedeniyle çökelme özellikleri vardır; çukur bölgeler ve yere yakın seviyelerde birikirler.
Sıcak iklimlerde kimyasal etkenlerin bozunması ve etkisiz hale gelmesi kolaylaşır.
Sıcağa en dayanıksız olanlar sinir gazlarıdır.

Kimyasal silahlar; vücuda solunum, sindirim sistemleri, deri ve göz yoluyla girerler.
Özellik ve etkilerinin ya da uygulanacak koruyucu önlemlerin her zaman birbirinden kesin olarak ayırt edilmesi mümkün olmamaktadır.
Kimyasal silahlarla ilgili toksik sınıflamaların hiçbirisi tam olarak yeterli sayılmamaktadır.
Etkilerini vücuda nüfuz ettikleri oranda gösterirler.
Herhangi bir kimyasal etken söz konusu olduğunda:


  • Temasın engellenmesi,

  • Penetrasyonun önlenmesi,

  • Dekontaminasyon(arındırma) uygulanması gerekir.
    Etki dozla doğrudan ilişkilidir.

    Penetre olan madde bir yandan başka bir madde ile reaksiyona sokup yok edilmeli ve başka bir madde ile etkisiz hale getirilmeli, diğer yandan da reabsorbsiyon(tekrar emilimi) azaltılmalı ve eliminasyon(atılım) kolaylaştırılmalıdır.
    Kimyasal Silahların Yiyecek ve İçecekler Üzerine Etkileri

    Un ve toz haldeki bazı yiyecekler ortamdaki kimyasal maddeyi emici özelliktedir.
    Özel bileşimli sentetik maddeden yapılanlar olmadıkça teneke, cam, seramik, metal ambalajların koruyuculuğuna güvenilebilir.
    Tarlalardaki ürünler, ağaçlardaki meyveler, evcil hayvanların kontamine olabileceği unutulmamalıdır.
    Yiyeceklerle aynı ortamda ölü hayvanlar ve böceklerin bulunması, çiçeklerin etkilenmiş olması halinde gerekli dekontaminasyon(arındırma) yapılmadan o bölgeye girilmez ve yiyecekler kullanılmaz.

    KİMYASAL SİLAHLARIN ÇEŞİTLERİ
    · SİNİR GAZLARI  ;
                G ajanlar (kalıcı değil)
                V ajanlar (kalıcı)

    · KAN ZEHİRLEYİCİ GAZLAR
    · BOĞUCU GAZLAR
    · YAKICI GAZLAR
    · KUSTURUCU GAZLAR
    · GÖZ YAŞARTICI GAZLAR
    · KAPASİTE AZALTICI ve SAF DIŞI BIRAKICI GAZLAR
     
    Etki Mekanizmaları ve Tedavi Yaklaşımları Yönünden Sınıflama

    · İrritan gazlar
    · Boğucu Gazlar
    · Sistemik Etkenler

    İRRİTAN GAZLAR
    Korozif(iltihabi) ve inflamatuar(tahriş edici) etkileri vardır.
    Bazıları irritan etkilerini akciğer dokusunda gösterir.
    İrritan özelliği olanlar;
    2-chloroacetophenon (CN),
    2-chlorobenzylidinmalononitrit (CS),
    Dibenoxazepine (CR).
    Akciğer dokusuna irritan olanlar;
    Klor
    Siyanojen klorür
    Hem korozif hem de sistemik toksik etkileri olanlar;
    Lewisite
    Iperite (Hardal gazı)
    Fosgen
    Bunların solunum yollarını döşeyen doku ve hücrelerde irritan etkilerine bağlı inflamasyona yol açarlar; doku ve hücrelerin oksijenlenmesini bozarlar.

    BOĞUCU GAZLAR
    Normal solunum işlevinin değişik kademelerde bozulmasına yol açar.
    Oksijenin kan ve dokulara iletilmesi akut olarak bozulur. Hücre düzeyindeki toksik etkileri nedeniyle hipoksi(oksiyen azlığı) durumu ortaya çıkar.
    Karbonmonoksit ve Arsine :
     Hb afinitesi(hemoglobine bağlanma yoğunluğu) yüksek maddelerdir. Methemoglobinemi yaparlar.Böylece akyuvarlarda oksijenin hemoglobine bağlanması ve dokulara taşınması azalır.
    Hidrojen siyanür ( Prüssik asit ):
     Mitokondrial(hücre içindeki organlardan biri) düzeyde oksidatif metabolizmayı durdururlar. Sitokrom sistemini etkileyip, mitokondrilerde ATP yapımını yani enrji üretimini bozarlar.
     
    SİSTEMİK ETKENLER
    Başlıca Sinir Sistemi olmak üzere bir veya daha fazla organ ve sistemi etkilerler.
    En önemli grup sinir gazlarıdır.
    Sinir gazları organik fosfor bileşikleridir.
    Asetilkolinesteraz ve plazma psödokolinesterazını inhibe ederler.

    1. Otonom sinir sisteminin etkilenmesine bağlı olarak muskarinik ve nikotinik etkiler ortaya çıkar.

    2. Merkezi Sinir Sisteminde fonksiyon bozukluğu görülür. (Tabun, Serin, Soman, VX.)
    Bütün mukoz yüzeylerden (deri, göz, solunum yolu) hızla vücuda geçerler.
    Kokuları hemen hemen yoktur, duyularla teşhis edilemez.
    Etkileri çok hızlı başlar.

    SİNİR GAZLARI
    Etki mekanizması ; Kolinesteraz enzimi inhibisyonu (Enzim çalışmasını durdurur).

    Etkileri :

  • Tüm vücut salgılarında artış,
  • Bradikardi(Kalp hızını yavaşlatma),
  • Midriazis(Göz bebeğinde genişleme),
  • Hipertansiyon,
  • Konvülzyon(havale),
  • Solunum yetmezliği ve nefes darlığı.
    Yüksek doza maruz kalmada etkiler:
  • Solunum yetmezliği
  • Akciğerlerde sıvı birikmesi
  • Boğulma
  • ÖLÜM !!


    Panzehir: KOMBOPEN ( otoenjektör)
    Atropin-Pralidoksim-Diazem
     

    KAN ZEHİRLEYİCİ GAZLAR
    HİDROJEN SİYANÜR
    Kalıcı değil.
    Kokusuz gaz veya buharlaşabilen badem yağı kokusunda sıvıdır.

    Etkileri:

  • Orta şiddette vakalarda baş ağrısı, kusma, baş dönmesi.
  • Şiddetli vakalarda konvülzyon tabloya eklenir.
  • Çok şiddetli vakalarda 1 dk. içinde solunum arresti(durdurması) olabilir.


    İlk yardım:
    Steroid inhalasyonu.
     
    BOĞUCU GAZLAR
    FOSGEN
    Kalıcı değil.
    Havadan daha ağır olduğu için çukurlarda, sığınak ve ormanlarda atmosfer şartlarına bağlı olarak, tehlikeli oranlarda kalabilir.
    Etkileri:

  • Solunum yolları irritasyonu(tahrişi), öksürük, boğulma.
  • Göz yaşarması.
  • Göğüste ağrılı sıkışma.
  • Bulantı ve kusma.
    İlk yardım:
    Steroid inhalasyonu(solunması).
    Sıcak tutma, istirahat, oksijen tedavisi
    Öksürük için KODEİN kullanılır.
     
    YAKICI GAZLAR
    KÜKÜRTLÜ HARDAL
    Sarımsak kokusunda, bazı bileşikler balık kokusunda, yağlı sıvı veya renksiz gazdır.
    Etkileri:
  • Gözlerde ağrılı sulanma ve konjonktivit, fotosensitivite(gözde ışığa karşı aşırı duyarlılık), akıntı, göz kapaklarında ödem(şişlik).
  • Geçici veya nadiren kalıcı körlük.
  • Deride döküntü ve kabarcıklar.
  • Maruziyetten birkaç saat sonra nezle ile birlikte ses kısıklığı ve öksürük, bronşit.
  • Solunum sistemi ve kan hücrelerini etkiler.
    İlk yardım:
    Solunum bulgusu olmasa da steroid inhalasyonu(solunması)
    Göz bol su ile yıkanır.
     
    LEWİSİTE
    Sardunya gibi kokar.
    Etkileri:
  • Deri ve gözde ani ağrı.
  • Hızla döküntü ve kabarcıklar.
  • Gözde hasar.
    İlk yardım:
    Göz bol su ile yıkanır.
    Solunum bulgusu olmasa da steroid inhalasyonu uygulanır.
     
    ÖNLEMLER
    I.   Ajanın nitelik ve miktar olarak tespiti.
    II.  Koruyucu önlemler.
    III. Ön tedavi, ilk yardım ve kendi kendine tedavi.
    IV .Arındırma.
    V. Spesifik(etkene özel) ve destekleyici tedavi.
    Kurtarma görevlilerinin ortamda kimyasal etkenin olup olmadığını belirlemeleri için dedektörleri ve dekontamine edici materyalleri bulunmalıdır.
    Kurtarma görevlileri hastaları nakledeceği merkezleri ve araçların trafik akış düzenlerini iyi bilmelidir.
    Koruyucu ve güvenli sığınakların zamanında ve gereğinde kullanımı sağlanmalıdır.
    Bitkiler, özel yapıdaki arazi ve diğer bölgelerde varlığını sürdüren gazlar oyun çocuklarının zarar görmesine neden olabilir.
    Kimyasal maddelere geçirgen olmayan maske, giyecek, ayakkabı ve eldivenler önemlidir.

    KİŞİSEL KORUNMA
    Kimyasal savaş hakkında gerekli bilgileri edinip, çevresindekilere de öğretmek.
    Kendi kendine yardımı ve ilkyardımı öğrenmek.
    Gözlerinizde yanma varsa, bu gaz sızıntısı belirtisidir, bol su ile gözlerinizi yıkayınız.
    Dışarıdaysanız üzerinize gaz bulaşmış olabilir; elbiselerinizi ve cildinizi kurallarına göre temizleyiniz.

    SAĞLIK PERSONELİNİN KİŞİSEL KORUNMASI
    Koruyucu maske ve elbise giyilmeli.
    Yaralı veya hastanın tedaviden önce dekontaminasyonu sağlanmalı.
    Suni solunum için ağız ve dudaklar dekontamine edilmeli.
    Hastanın salya ve mide içeriği gibi materyallerine korunmasız temas edilmemeli.
    Olası bir kontaminasyon için bir dekontaminasyon seti hazır olmalı.

    DEKONTAMİNASYON
    Kimyasal ajanlara karşı korunmada hayati önemi vardır.
    Amaç; toksik maddenin deri, solunum sistemi ve sindirim sisteminden emilmesi ve kana karışmasını önleyerek kişinin yaşama şansını artırmaktır.
    İki dakikadan daha kısa sürede yapılmalıdır.
    Yıkama, durulama, kurutma,
    O maddeye özel ve ona bağlanarak temizleyen madde emdirme,
    Isı kullanımı.
    Cilt için dekontaminasyonda(arındırmasında) kullanılan ajanlar:
    Su,
    Sodalı su,
    Sabunlu su,
    Bikarbonatlı su,
    Hipoklorürlü su,
    Fuller toprağı, (spray)
    MgO,
    Kireç kaymağı,
    Adsorban pudra,
    Kloramin,
    Talk,
    Kil,
    Mısır ve buğday unu.

    GAZ MASKELERİ
    Tüm yüzü koruyan, solunan havayı adsorbsiyon kapasitesi yüksek bir karbon filtresinden süzerek içeriye alan apareylerdir.
    Maskenin koruyuculuğu;
      - Uyarını erken verilmesine,
      - Maskenin takıldığı süreye,
      - Filtre materyalinin adsorbsiyon kapasitesine
          sızdırma oranına bağlıdır.

    Maske Takmayı Gerektiren Kişisel Belirtiler:

  • Sebebi bilinmeyen burun akıntısı.
  • Boğulma hissi, göğüs ve boğazda sıkışma.
  • Görme bulanıklığı.
  • Gözlerde tahriş.
  • Nefes almada güçlük ve çok sık nefes alma ihtiyacı.


    KİMYASAL  ETKİLENMEDE KİŞİSEL İLKYARDIM

  • I.  Nefes almayı kesin, maskenizi takın ve yeniden nefes alın.Tehlike olmadığı tespit edilene kadar maskenizi çıkarmayın.
  • II. Eğer sinir gazı belirtileri ortaya çıkarsa atropin enjeksiyonu yapın.
  • III. Gözler ve yüzde kontaminasyon varsa hemen bir örtü altına girin. Koruyucu bir elbise giyin. Eğer kusma olursa, gözler kapatılarak ve nefes tutularak maske çabucak çıkarılıp kusturulmalı ve maske tekrar giyilmelidir.
  • IV.Üzerinizdeki giyecek ve malzemelerinizi kimyasal maddelerden temizleyin.


    KİMYASAL GAZLARLA ETKİLENMEDE TEDAVİ PRENSİPLERİ
    I.  Solunum, dolaşım ve nörolojik durumun düzeltilir ve yaşamsal fonksiyonlar stabil hale getirilir.
    II. Enfeksiyon ve diğer komplikasyonlar önlenmelidir.
    III. Kimyasal etkenin :
      *Emiliminin önlenmesi, dekontaminasyon (toz, spreylerle veya direk inaktive edici madde deriye sürülerek).
      *Eliminasyon veya nötralizasyonun sağlanması,
      *Hedef organ veya yapının etkenden korunması,
      *Fizyolojik işlevlerin yeniden kazandırılması.
    IV.Varolan zehiri etkisiz hale getiren maddelerin uygulanması.

    BİYOLOJİK SİLAHLAR
    Canlılarda hastalık yapan etkenlerin yayılmasını sağlayan silahlardır. Bunlar insanları hastalandıran :
    Bakteri, virus, diğer mikroorganizmalar,
    Zararlı bitkiler,
    Bitki zararlıları,
    Bazı böcek cinsleri olabilir.
    Etkilerinin görülmesi için belli bir kuluçka süresi gereklidir.
    Depolanma ve kullanma kolaylığı vardır.
    Çeşitli organ ve sistemlerde hastalık yapabilir.
    BİYOLOJİK SİLAHLAR
    Sadece canlıları etkiler.
    Etki şiddetleri ve süreleri farklıdır.
    Kullanan taraf için de tehlike oluşturabilir.
    Çok az miktarları bile geniş alanlarda ve geniş kitlelerde etki sağlayabilir.
    Hava koşulları ve meteorolojik olaylardan etkilenir.
    Duyu organları ile algılanamaz.
    Üretilmeleri kolay ve ucuzdur.

    BULAŞTIRMA YOLLARI
    Hava
    Su
    Gıdalar
    Çeşitli vektörler
    En çok kullanılan yöntem; hastalık yapıcı partiküllerin ya kuru şekilde ya da sıvı suspansiyon şeklinde aeresol olarak ortama verilmesidir.
    Bazı ajanlar ani etki göstererek hızla etkilerini kaybettikleri gibi, bazı ajanların dirençli formları ortamda yıllarca kalabilme özelliğindedir.

    BİYOLOJİK SAVAŞTA KULLANILABİLECEK AJANLARIN ÖZELLİKLERİ

     
    Etken Hastalık Doz Kuluçka Tedavi Koruyucu Aşı
    Bacillus Antrachis Şarbon 8.000-60.000 1-5 gün Antibiyotik Antibiyotik Var
    Cl botilinum Botilismus 0,001 microgr/kg 1-5 gün Antitoksin Yok Var(d)
    Staf. Enteretoksin B Akciğ. ve barsak enfek. 30 nanogr/kişi 1-5 saat Destekleyici Tedavi Yok Yok
    Brucella türleri Bruselloz 10/100 org 5-60 gün Antibiyotik Antibiyotik Yok
    Yersinia peptis Veba 100-500 org 2-3 gün Antibiyotik Antibiyotik Var
    Vibrio cholerae Kolera 10 bin-1 tirilyon org. 2-3 gün Destekleyici Tedavi, Antibiyotik Antibiyotik Var
    Fr. Tularensis Tularemi 10-50 org. 2-10 gün Antibiyotik Antibiyotik Var (d)
    Coxiella brunetti Q Ateşi 1-10 org. 10-40 gün Antibiyotik Antibiyotik Var (d)
    Venezuella beygir ensefalit virüsü Ensefalit 10-100 org. 2-6 gün Destekleyici tedavi (Analjezik Sedatif) Yok Var (d)

    ALINACAK ÖNLEMLER
    Biyolojik ajanların yayılımı ve bulaştırılması günlük hayattaki enfeksiyon hastalıklarını taklit edeceğinden benzer önlemler ile mücadele edilir.
    Propaganda amaçlı söylentilerle oluşabilecek paniğe meydan vermemek.
    Toplumda bu konuda eğitim verilmelidir.
    Bulaşma olduğu düşünülen sular temizlenmeli, bulaşma olasılığı olan gıda ve sular kullanılmamalı.
    Etkilenen alanda bulunan kişiler aeresol yayılımına karşı bulundukları ortamı kapalı tutmalı ve her türlü havalandırma sistemini tecrit etmelidirler.
    Koruyucu elbise ve maskeler varsa giyilmelidir.
    Şüpheli sular klorlandıktan ve çok iyi kaynatıldıktan sonra kullanılmalıdır.

    Etkilenen bölgede birden çok sayıda kişide aynı anda enfeksiyon belirtileri görülürse, sağlıklı kişilere hemen koruyucu tedbirler alınmalıdır.
    Bitki ve hayvanlarda alışılmamış renk değişiklikleri, bölgede rastlanmayan böcek türleri saptanırsa yetkililere haber verilmelidir.
    Çevrede bir anda yaygın hayvan ölümlerine rastlanırsa, dikkatli olunmalı ve el değmeden gömülmeleri, üzerlerine kireç kaymağı döküldükten sonra toprakla kapatılması sağlanmalıdır.

    Hayvanın ölüsünün bulunduğu yer (kümes, ahır vb.) kireç kaymağı ile dezenfekte edilir.
    Özellikle çiğ sebze ve meyveler mikrop öldürücü maddeler eklenen sularla yıkanmadan yenmemelidir.
    Çevrede deniz veya göl varsa bu suların da bulaştırılmış olabileceği düşünülmeli, buralardan alınan su ürünleri kontrol edilmeden ve gereken önlemler alınmadan tüketilmemelidir.

    Hastalanan kişilere mutlaka karantina uygulanmalı ve vakit geçirilmeden mikroplardan arındırma işlemine başlanmalıdır.
    Biyolojik ajan saldırısı olup olmadığı kesinleştirilmeli, nerede ve ne zaman kullanıldığının tespiti yapılmalıdır.
    İstihbarat ile önceden alınan bilgilerle korunma ve tedavi ürünleri hazırlanmalıdır. Tüm ajanlara karşı hazırlık yapmak mümkün olmayacağına göre alınan istihbarata göre belirlemek gerekir.
    Bu konuda NATO ülkeleri arasında aşı üretimi ve temini konusunda yardımlaşma ile ilgili çalışmalar vardır.

    SAĞLIK PERSONELİNE DÜŞEN GÖREVLER
    Bulaşıcı hastalık salgınını gösteren en ufak bulguda en yakın yetkili makam bilgilendirilir.
    Etkenin bulaşma yolu tespit edilmelidir.
    İlk görülen vakadan sonra onunla temas eden kişilerde hastalık bulguları çıktıysa ne kadar sürede çıktığı tespit edilir.
    Direk yaymalar ve boyamalar, kan, idrar, dışkı kültürleri, boğaz ve yara sürüntüleri önemlidir.
    Etkenin yayılım gösterdiği bölgede steriliteye; önlük, maske, eldiven gibi koruyucu giyecekleri kullanmaya özen gösterilmelidir.
    Hastalık patlama biçiminde çıktıysa su vb. çok kişi tarafından kullanılan bir maddenin kontaminasyonundan kuşkulanılmalıdır.
    Annelere ve toplumdaki diğer bireylere özellikle çocuklar arasında olmak üzere çok kişide görülen ishal, ateş, öksürük gibi durumlarda en yakın resmi kuruluşun haberdar edilmesi gerektiği anlatılmalıdır.

    İshalli çocuklar için ;  Evde hazırlanan sıvı yiyecekler,
       Normalin iki katı su,
       Anne sütü alıyorsa emzirme kesilmeli.
       Çocuk fazla susamışsa içebildiği kadar su verilmeli,
       ORS
    Kimyasal veya biyolojik kirlenme riski varsa niteliği bilinmeyen sular ve gıdalar tüketilmemeli ve özellikle çocuklar bu açıdan kontrol edilmelidir.
    Herhangi bir salgın durumunda hastaların kusmuk, salya, idrar ve dışkıları ile çevrenin kirletilmesi önlenmelidir.
    Tanısı konulmamış hastaların yanına mutlaka koruyucu giysilerle girilmeli, hastanın eşyaları çamaşır suyu ile temizlenmelidir.

    SU DEZENFEKSİYONU
    Afetlerde su kaynaklarında süper klorlamaya geçilmelidir.
    Bireylere kişisel dezenfeksiyon ve kişisel klorlama öğretilmelidir.
    Eğer dezenfekte edilecek su bulanıksa önce süzülür.

    Klor Tabletleri :
    1 litre suya 1 tablet atılır ve 30 dk. beklenir.
    Kireç Kaymağı :
    1 litre suya 2 çorba kaşığı (40 gr.)ve 30 dk. beklenir.
    Dibe çökelme olduktan sonra bulandırmadan üstteki sıvı alınır, plastik kaplarda saklanır.
    Bu çözelti iyi saklanırsa 10-15 gün kullanılabilir.
    Dezenfekte edilecek suyun 1 litresi için bu çözeltiden 3 damla eklenir. 30 dk. sonra kullanılabilir.

    Tentürdiyot :
    1 kısım tentürdiyot 4 kısım su ile karıştırılır.
    Bu çözelti 1 litre suya 2 damla şeklinde kullanılır.
    30 dk. beklenir ve kullanılır.
    Kaynak: Sağlık Banalığı Proje Yayınları, İlkyardım Uygulamaları, Prof. Dr. Nazmi Bilir,

    Biyolojik Saldırı ve Şarbon Hastalığı Bilinmesi Gereken Önemli Noktalar



     

    Şarbon Nedir?
    Şarbon esas olarak ot yiyen hayvanlarda görülen bir bakteriyel infeksiyondur.

    Şarbon Basilinin Özellikleri Nelerdir?
    Bacillus anthracis adı verilen bu bakterinin en önemli özelliği “spor” denilen ve dış ortama son derecede dayanıklı yapılar oluşturmasıdır. Şarbon sporları toprakta ve diğer dış ortamlarda on yıllarca sebat edebilir.

    Şarbon Kimlerde Hastalık Yapar ve Nasıl Bulaşır?
    Hayvanlar yedikleri ota bulaşmış şarbon sporları ile hastalığı alırlar. İnsanlara bulaşma, ölen hayvanlardan veya hayvanların dışkısı ile dış ortama atılan sporlarla temas sonucu ortaya çıkar.

    İnsanlarda Kaç Tür Şarbon Görülür?
    Şarbon insanlarda başlıca üç tür hastalık yapar;
    1. Deri Şarbonu: Tüm hastaların yaklaşık %95’i bu tür hastalığa yakalanırlar. Şarbon ile bulaşık hayvan derisinin ciltteki bir yara veya çatlaktan girmesi sonucu oluşur. Deride ağrısız, siyah renkte, kabuklu bir yara oluşturur. Hastaların bir kısmında ateş, baş ağrısı, bulantı, kusma görülebilir. Antibiyotiklerle etkili bir biçimde tedavi edilir.

    2. Solunum Yolu (İnhalasyon) Şarbonu: Sporların solunum yoluyla alınması sonucu oluşur. Biyolojik silah amacıyla şarbon sporlarının kullanımı en çok bu tür hastalığa yol açar. Hastalık belirtilerinin ortaya çıkması ortalama 1-7 gündür. İlk belirtiler basit bir gribal infeksiyona benzer. Bir iki günlük iyilik halini takiben ciddi hastalık tablosu ortaya çıkar. Hastalarda yüksek ateş, nefes almada zorluk, şok ve koma tablosu gelişir. Hastaların yaklaşık yarısında beyin zarlarında da iltihap görülür. Hastalık belirtileri ortaya çıktıktan sonra antibiyotiklerin etkisi yoktur. Bu nedenle tedaviye mümkün olduğunca erken başlamak gerekir.

    3. Mide-Barsak Şarbonu: Hastalıklı hayvanların iyi pişmemiş etlerinin yenmesiyle bulaşır. Mide ve barsaklarda kanamaya neden olur. Yüksek oranda öldürücüdür.

    Şarbon İnsandan İnsana Bulaşır mı?
    Şarbon insandan insana bulaşma göstermez. Bu nedenle şarbonlu bir kişinin yakınlarına veya çevresinde bulunan kişilere antibiyotik uygulamaya gerek yoktur.

    Şarbon Nasıl Tedavi Edilir?
    Hastalığın her üç tipini de tedavi etmek için etkili antibiyotikler mevcuttur.

    Şarbona Karşı Koruyucu Aşı Var mıdır?
    Şarbondan korunmak için geliştirilmiş insanda ve hayvanda kullanılacak aşılar vardır.

    “Biyoterorizm amacıyla ülkemizde de bazı kişi ve kuruluşlara içinde şarbon sporu olduğundan kuşkulanılan mektup veya paketler gönderilmektedir. Şüpheli bir paket veya zarfla karşılaşan bir kişi nasıl davranmalıdır”?

    Bu öneriler Amerikan Hastalık Kontrol ve Koruma Merkezleri (CDC) tarafından 12 Ekim 2001 tarihinde yayınlanmıştır.

    • a. Zarfı sallamayın ve açmayın
    • b. Zarfı plastik bir torbanın veya akma ya da sızıntıyı engelleyecek bir kabın içine koyun
    • c. Eğer torba veya kap bulamazsanız, zarfı her hangi bir şeyle (kağıt, örtü vb) örtün
    • d. Bulunduğunuz odadan çıkın, kapıyı sıkıca kapatın ve başkalarının girmesini engelleyin
    • e. Ellerinizi su ve sabunla iyice yıkayın
    • f. Güvenlik birimlerini olaydan haberdar edin
    • g. Eğer zarf içindeki toz yere dökülür veya üstünüze bulaşırsa;

    · Derhal dökülen tozun üstünü örtün ve odadan çıkın
    · Toza bulaşmış giysilerinizi çıkartın ve bir torbaya koyup ağzını sıkıca kapatın

  • Yorum Yaz